PHOTOGRAPHER & BLOGGER

Meh syh Schlitz, tempor duis single-origin ea next level ethnic ipsn dsrumdo larame timedos metssole coffee mekel.

Follow Me

Kitap Kitap Notlar… 2

Kitap: KAPİTALİZMLE YÜZLEŞMEK – sorunlu Bir Ekonomik Sisteme Gerçekçi Çözümler

Yazar: Philip Kotler

Öncelikle Philip Kotler kimdir, onu bir öğrenelim… Kendisi bir pazarlama gurusudur ve dijital pazarlamanın en önemli öncülerinden kabul edilir. Bana göre ise kavrayışı yüksek ve güncele hızlı adapte olan bir zihin. 1931 doğumludur (dedem yaşında) ve bir üniversitede öğretim görevlisidir. Bu kısıtlı bilgi bu yazı için yeterli olacaktır. Daha detaylı bilgi almak isteyen, aklındaki soruları Google’lasın.

   Kitap Şöyle başlıyor; Kapitalizm ile ilgi bunca kitap varken, neden bir kitap daha yazdım? Ve nedenlerini sıralayarak devam ediyor… Açıkçası en güzel neden, 1. neden olarak sıraladığı “kendine anlatma isteği” diyebilirim. Çünkü benim de tam olarak şu an bu yazıyı yazıyor oluşumun ilk ve temel sebebi kendime anlatma isteğim. Onun diğer sebepleri ise şöyle:

2- Kapitalizmin diğer tüm sistemlerden daha iyi olduğunu düşünmesi,

3- Kapitalizmde bulunduğunu düşündüğü 14 kusura çözümler bulmak ve bunları sunmak,

4- Günümüz temposunda uzun ve kalın kitapları okuyamayan okuyuculara kapitalizm hakkında fikir yürütmelerini sağlayacak kısa bir kitap sunmak,

5- Kapitalizmin işleyişine dair özgün fikirler geliştirebileceğine olan inancı.

     Kitabın amaçlarını da sıraladıktan sonra kitaptan alıntıladığım kısımlar ve üzerlerine yaptığım yorumlarla ilerleyeceğim.

     Kitabın 8. Sayfasında “İktisatçıların pazarlamanın piyasaların şekillendirme ve etkileme gücünü hafife aldığını düşünürüm. Pazarlama, kapitalist toplumun temel kavramlarından biridir. Davranış odaklı bir iktisatçı olarak, piyasa ekonomisinin beş temel aktörünün işlevine odaklandım:

  1. Girişimciler
  2. Sivil Toplum Örgütleri
  3. Sermayedarlar (Finans Kuruluşları)
  4. Tüketiciler
  5. Yöneticiler

    Piyasadaki gelişmeleri ve bu gelişmelerin etkilerini anlayabilmek için kapitalizm, işletme ve pazarlamanın ortak bir çerçevede değerlendirilmesi gerekir. Umarım elinizdeki kitap bu hedefe ulaşmamı sağlar.”

   Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümünde tamamladığım lisans hayatıma katkısı olsun diye İkinci Üniversitem olarak başladığım İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünün yararlarını bu kitapları okurken çok daha iyi anlayabiliyorum. Ayrıca çalıştığım firmanın en büyük eksiğini görmemde bu bilgiler bana ışık tutuyor ve ben de diyorum ki “Yöneticilerin pazarlamanın piyasaların şekillendirme ve etkileme gücünü hafife aldığını düşünüyorum”.  

   Kesinlikle Philip Kotler’i eğitim ve okumalarımla ve iş hayatında tecrübe edindikçe daha iyi anlıyorum. Eğer bu kitabın devamında da sorduğu sorular benim sorumlarımsa, vereceği cevaplar da sorularıma yanıt almamı sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Devam edelim…

     “İnsanlar kapitalizmi çokuluslu şirketlerden ve finans kuruluşlarından ibaret sanıyor, hatta kimileri kapitalizmi Şirket kapitalizmi olarak adlandırıyor. Ancak gelişmiş ekonomilerdeki şirketlerin çoğunluğunun küçük esnaftan, aile şirketlerinden, 5-10 kişi çalıştıran küçük işletmelerden oluştuğunu unutmamak gerek (gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 90’lara varabiliyor.) Umarız bu işletmeler de modern işletme yöntemlerini benimseyerek verimlilik ve performanslarını arttırabilir.”

    İlk alacağımız ders, kapitalizmin gerçekleştiği alanların farklı farklı olabileceği; şirket kapitalizmi, cart kapitalizmi, curt kapitalizmi vs. Ancak burada aile şirketlerinin, en azından küçük ölçekli şirketlerin şirket kapitalizm ’den hariç tutulduğu görülüyor. Okuduğum başka bir kitapta da Türkiye’deki aile işletmelerinin Türkiye ekonomisindeki payını %95 olarak veriyor. Amerika’daki aile şirketlerinin payı ise %80 olarak veriliyor. (Baykal, 2019) Yani kapitalizmi şirketlerden veya markalaşmadan daha öte bir şey olarak düşünmeliyiz.

     Philip, ekonomik sistem tercihini açıklamadan önce katı sosyalist ekonomi eleştirisinde bulunuyor. Küba’nın, Venezuela’nın, Bolivya’nın ve Ekvador’un liderleri antikapitalist liderler grubundan yer alıyor (tabi bu alıntıyı, kitabın basım yılı ve ülkelerdeki siyasi yönetim değişikliklerini değerlendirmeye almadan aktarıyorum…). Onun gözlemine göre, bu liderler şirketlerin kar etmesi fikrini yok sayarken önceliği yoksulların yaşam standartlarının yükseltilmesine veriyor. Yalnız eğitim ve sağlık konularını ele alıyorlar. Liderler bu politikaları sebebiyle, yurt içi ve yurt dışı yatırım fırsatlarını kaçırıyorlar. Böylece GSYİH arttırma becerileri zayıflıyor ve bu tutumları nedeniyle yoksullar daha da yoksullaşıyor. Politik ideolojilerinin sahip ülkelerden ithalatlarını gerçekleştiriyorlar. Böylece vatandaşlarının fazla tercih hakkı kalmıyor. Yani ülkede rekabet, özgürlük ve tüketici seçim hakları sınırlı kalıyor.

Kimi iktisatçılar ve Philip, günümüzde yaşayan üç farklı ekonomik sistemden bahsediyor:

  1. Vahşi Kapitalizm
  2. Şefkatli Kapitalizm
  3. Katı sosyalizm

   Ve Philip baklayı ağzından çıkarıyor: “Benim tercihim sevgili okuyucu, ortada yer alandır. İnsanların yeni iş kurma becerileri ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Bir iş kurmanın yanı sıra işi büyütme, yasa ve düzenlemelere uyma becerisi de ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Birçok ülke, bürokratik engeller, yolsuzluk ve kimi zaman suça bulaşmış yöneticiler yüzünden, kapitalizmin vatandaşlarının yaşam kalitesini yükseltme becerisinin farkına varamaz. Kapitalizmin mucizeler yaratabilmesi için sistem üzerindeki vergi ve benzeri yüklerin hafifletilmesi gerektiği ortadadır.”

   Philip Kotler, komünizmin kapitalizmle olan savaşında mağlup olduğunu ve günümüzde tek hâkim gücün kapitalizm olduğunu savunuyor. Kendini komünist rejim olarak adlandıran sistemlerin gülünç durumunu Çin örneği ile veriyor: “Çin, 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından Mao Zedung liderliğinde komünist bir rejimle yönetilmeye başlandı. Bu rejimin en despot dönemi 1966’da başlayan ve Mao’nun 1976 yılında ölümüyle sona eren 10 yıllık Kültür Devrimi sırasında yaşandı. Ekonomik reformlar 1978’de yürürlüğe girmeye başlayabildi. Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Çin, 2014 yılı Ekim ayı itibariyle dünyanın en büyük ekonomisi ve en büyük ihracatçısı haline geldi. Çin şu anda dünyanın fabrikası gibi. Birçok Çinli, çok kısa sürede yoksulluktan kurtuldu. Günümüzde Çin’de 350 milyon milyoner olduğu bildiriliyor. Bu sayı, ülkede ABD’deki orta sınıfın toplamından daha fazla milyoner olduğu anlamına geliyor. İşin ilginç tarafı, Çin kendisini hala komünist olarak görüyor. Ancak bu mucizevi performansını “Otoriter Kapitalizm” olarak adlandırabilecek sistemi benimsemesinin ardından gerçekleştirdiğini belirtmek gerekiyor.”

Tabi kabul etmek gerekir ki, kapitalist teori ve pratiklerinin birçok farklı ulusal versiyonu vardır.

Eveet, asıl meselelerden birine geldik:

 KAPİTALİZMİN 14 KUSURU

  1. Sürüp giden yoksulluğa bir çözüm önermiyor.
  2. Gelir ve refah dağılımındaki adaletsizliği körüklüyor.
  3. Milyarlara işçiye geçinmelerine yetecek ücreti ödemiyor.
  4. Giderek artan otomasyon karşısında insanlara yeterince istihdam yaratmıyor.
  5. Şirketlere, faaliyetlerinin yol açtığı sosyal sorunların bedelini ödetmiyor.
  6. Yasal boşluklardan yararlanarak çevreyi ve doğal kaynakları tahrip ediyor.
  7. Dalgalanmalara ve istikrarsızlığa yol açıyor.
  8. Bireyselliği ve kişisel çıkarları toplumun çıkarlarının önüne koyuyor.
  9. Tüketicilerin borçlanmasını teşvik ederek üretim odaklı ekonomi yerine finans odaklı bir ekonomiyi destekliyor.
  10. Politikacıların ve şirketlerin çıkar birliği yaparak halkın çoğunluğunu göz ardı etmesine olanak tanıyor.
  11. Uzun vadeli yatırım planlaması yerine kısa vadeli kar planlamasından yana tavır alıyor.
  12. Ürün kalitesine, güvenliğe, dürüst tanıtıma, rekabeti önleyici davranışlara karşı düzenlemeler getirmesi gerekiyor.
  13. Sadece GSYİH artışına önem veriyor.
  14. Toplumsal değerlerin ve mutluluğun da piyasaya denkleminde yer alması gerekiyor.

Kusurları dile getirdikten sonra bir ara verelim…

Bir Cevap Yazın

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin